8 Nisan 2015 Çarşamba

HALA

İnsan hala beklemekten yapılmışlığıyla

Zamanı kadarıyla düşünen bir kalıntıdır
Öylelik muhtaçlığı da cabası kalır işinden
Nereye dönse aynı karanlık vasıflar
İyilik etmeyi öğrenmemiş koca bir yığın
Neden de bilmeyen üstünkörü geçen
Her yanıyla zayıf ve üzgün yalnızca

İnsan hala beklemekten kalmışlığıyla
O veya bu şekilde sessizliğe tıkanacak
Bir kere tarafını seçecek, neyi sevdiğine karar
Verecek en güzel yanıyla bu yaşadığının
Neyi beklediğini de bilecek onu da söyleyecek
Ki oturaklardan kalktığında nefesi içine
Girmeye yer bilecek bir kesiği
Siz bilir misiniz
İnsan bir kesikten hava alır
Üşüdüğüyse yanında kar ve sonsuz
İşleriyle güçleriyle an boğazlayan diğer alemdarların
O alemdarların hayatıyla kendine yer alır..



En baştan beri yaşam dediğimiz olgu, bir serüvenin bir maceranın ya da bir anlık heveslerin toplamı değil midir?

Her an önümüze çıkan engelleri ardı sıra geçtiğimiz, geçtikçe yorulduğumuz, yoruldukça gitmek istediğimiz ama bir türlü de arkamızda bırakmadığımız anlar toplamı..

Toplamı diyorum, anıların toplamı, çarpmaz bizi ya da bölemez anılar sadece toplarlar eksiltirler.

Farkında değiliz belki.Ama şu dünyada en büyük hatamız toplamak eksiltmek bilmem ne zaman yaşadığımız anıların toplamını, toplamı mı?
daha neler!
hepsi, hatırladığın hatırlamadığın hepsi.
Ama biz yine umutlarımızı topluyoruz, neşelerimizi eksiltiyoruz sevdalılarımızı gömüyoruz ki dengeleyelim kendimizi

İçimizden diyoruz ki; Emin olalım ki sonradan eksilmeyelim, şimdi toplayalım ki sonradan gömmeyelim, cesaretimizi hiç kayıp etmeyelim ki ileride bizim toplayabileceğimiz dediğimiz bir "biz" olalım,

ah ne de güzeldir seninle ile aynı düşünmek aynı yaşamak aynı toplamak aynı eksiltmek ne güzeldir ki senin ile olmadan bunları yapabilmek ne güzeldir ki seninle hata olduğu bile bile üstüne basa basa hata yapmak



-Evet evet umut topluyorum şimdi bildiniz..

Şurada onu ilk kez öpmüştüm, şurada ilk kez onun ile buluştum,şurada keşke ölseydim. 
ya şura (!)
Burda ben değildim oydum dediğimiz; her şura bizi eksiltmek isteyen topladıklarımız...
biz anlamadık,

Şura da;
İlk görüşe her zaman inandım her zaman da inanacağım yaşadım ilk görüşü,
yaşadım ben,
neyi beklediğimi bildim.
Bilerek gördüm onu ben.
Onu tanımadan tanıdım,
onu bilemeden bildim,
hissetmeden hissettim..

Siz bilir misiniz bu duyguyu ?
Ben bilmiyorum çünkü emin olmadan emin olamıyorum,
diyorum ki bu gün ben, ben değilim başka biri gibiyim.
bir başka gün;
her şeyim ile benim
lanet olası bir sabahın akşamın köründe ben yine benim..

Oysa ben hep sen olmak istedim o kitapların arasında gidip gelen sen olmak istedim, hep sıkıcı olduğunu düşündüğün anın toplamı olmak onları eksiltmek istedim. Bunu istediğimi bilmeden istediğim gibi hep sen olmak istedim, yanaklarından nehirler gibi akan siyah saçların olmak istedim ya da bir gülüşün olmak istedim o güldüğün zamana açığa çıkan elmacık kemiğin gibi olmak, karşımda ellerini dudaklarına götüren o masum sen olmak

Ya
Ya sonra
(?)....

Evet hatırladığımız kadar biziz fakat hatırladıklarımız bize cesaret vermiyorsa emin olamıyorsam senden 'Hala' hatırladığımız kadar biz miyiz ?

Ya da gerçekten kendim olmak, tek olmak istiyor muyum cesaret edemiyorum.....



Benden önce sen
Senden önce ben
ÖLÜMDEN ÖNCE HAYAT VAR MI ?