24 Kasım 2014 Pazartesi

The Perks of Being a Wallflower İnceleme..

The Perks of Being a Wallflower filmini izlemeli, kendinden bir şeyler bulmalı ve başkalarına da izletmeli.
Bu film bir insanın en iyi dostu, kendini ifade etme şekli ve iletişim kurma çözümü olabilir. Şahsen ben kendimden çok parça buldum bu filmde.

Bilmiyorum sanki yaşadığım şeyleri başkalarının da yaşadığı, dünyada tek mutsuz insanın ben olmadığımı ve mutsuz olduğumuz şeylerin aslında çok önemsiz olduğunu görmemi sağladı.Bir önceki cümle bakış açımı değiştirdi ki bu bir film için nadir olan durumları başında gelir.

Charlie karakteri biz gençlerin çoğunun yaşadığı bir ruh halini başarılı bir şekilde yansıtıyor.Filmi izlerken ergen filmi gibi bir ön yargınızda oluşmasın kesinlikle doğru açıdan izlendiğinde her insana bir kendisini biraz daha katıcak bir film..

Ve hikâyeye gelince
Olağanüstü bir senaryo o kadar durağan bir film ki o kadar sakin ilerliyor ki ama bir an bile sıkıldım demiyorsunuz çünkü filmin içinde kendinizi buluyorsunuz, her zaman söylüyorum bence bir insanın hayatı insanlarda, çevresinde, sevdiklerinde ve hatta kendisinde kendisini bulması iş birazda bu noktada çözülüyor.Film bir kitap uyarlaması lakin Türkçe basımı yok.

"(Hepimiz karşılığını alamadığımız ve alamayacağımızı bildiğimiz aşkların peşinden koştuk, hepimiz bir şeylerden korktuk, hepimiz bir anlam arayışı içinde olduk "yaşadığımız şeyleri bize kendi anlatabildiğimizden daha iyi anlatan bir film)" izlemeden önce alttan bu yorumu okuyup başladım filme, yazan kişi şu iki cümlede bitirmiş zaten filmi

Oyunculuklara gelince kendi fikrim her haftasonu tiyatro kulubunde öğrendiğim amatör bilgiler dahilinde, mükemmel ötesi
Logan Lerman karakterle o kadar birleşmiş ve odaklanmış ki daha sonra ruh halini düzeltebildi mi bilemiyorum.Bir oyuncu karakterin alt metni ile nasıl bu kadar iyi kaynaşa bilir anlamakta güçlük çekiyorum. Emma Watson yine her filmde olduğu gibi göz alıcı ve o kadar başarılı.Pek tarafsız yorum yapamıyorum konu Emma olunca :) 

Veee işte bence sahnenin gerçek yıldızı olan Ezra Miller… 
-‘’Neden kimseyi kurtaramıyorsun?’’ repliğini uzun süre timelinemızda göreceğimiz, whatsapp durumlarını kapatacak türden.
Ezta o kadar kendini role kaptırmış ve rahat biçimde oynuyor ki gerçekten filmin can alıcı noktalarından biri. 
Filmin kadrosu oldukça başarılı.

İkinci bir mesele olan film müzikleri
David Bowie – Heroes ‘’Tünel Şarkısı’’ dinlerken gerçekten kendinizi kaptırıp o tünelden geçiyormuş ve o anı yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz harika seçimler diğer şarkılarda öyle…

-''Hak ettiğimizi düşündüğümüz aşkı kabul ederiz'' repliği gerçekten çok doğru ...

Son olarak filmi bir iki cümlede özetlemem gerekirse yahut şu bakış açısı ile anlatmam gerekirse; okulda,sokakta,sahada ya da bulunduğum herhangi bir yerde karşıma tanımadığın/tanıdığım biri çıkıp (Saksı olmanın faydaları) film ne kattı sana derse, cevap listemde zirve belli :)

-"Seni Seviyorum" cümlesini filmin her anında bekledim. "Seni seviyorum" duygusunu en kıymetli anlatan filmlerden ilki. Sevdiklerinize "Seni Seviyorum" demekten çekinmeyin.."
ölmeden öncede mutlaka izleyin..