11 Kasım 2014 Salı

Bilmem ne zaman bir hocam bir kadını unutmanın en kolay yolu kendini unutmak demişti. Bilmiyorum doğru mu ? Yapamadım çünkü...

Ama şunu biliyorum bir kadını hatırlamanın en kolay yolu kendini hatırlamak. Bu aralar kendimi hatırlıyorum, zor biraz eskilerden hep moloz yığınları, kalp ağrıları, vicdan azapları ve pişmanlıklar çıkıyor. Altından kalkmak da mümkün olmuyor..

Zamanları ise sanki üstüme gelen bulut kümeleri gibi. Gözüm görüyor fakat aklım ölçemiyor. Emin olamıyorum acaba diyorum...

Acabalar ise hep aynı kapıyı çalıyor, dönüyor dolaşıyor yine kapı önündeki o her daim garip paspasın önünde beliyor.

İçeride neler mi var anlatsam sayfalar yetmez sayfalar yetse içime sinmez. Susarım bakarım önüme. Ayak parmaklarıma. Her şeyi onlar anlatırlar aslında, utandığında hemen onlara bakarsın ya da sevdiğinde hemen başın eğilir öne. Benimde başım düşer öyle. Kendimi gördüğümde birinde kendimi bulduğumda bir başkasında ilk onlar bilir hemen düşer başım öne.

...................

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder