12 Şubat 2012 Pazar

Ben de diğer öğrenciler gibi okulun açılmasını istemiyordum. Fakat açıldı ve açılmasıyla birlikte tatilde ne yaptın sorusu kapımı çalmaya başladı. Pek bir şey yapmadım aslında . Film seyrettim fazlaca seyrettikçe kahve içtim kahve içtikçe de film seyrettim. Sonra guitar hero oynadım. Evden çıkmadım pek anlaşılan lakin bizim sınıfta neler yapanlar var. Onları anlatmayacağım.

Bu hafta okulun temizliğinden sorumlu olan abla ile tanıştım birde. Verem hastası eşi de ölmüş üzüldüm ona çok ama öyle kuru kuruya değil tabi sabah erken okula gitmem sebebiyle hep yardım ettim kendisine. Umarım sağlığına kavuşur.

Bu hafta rüyada gördüm aylardır rüya görmüyordum. Bir arkadaşım piyano çalıyordu. Aslında birçok insan için sıradan bir rüyaydı ya da bilinçaltında ki bir olay ama sonuç olarak aylardan sonra o duyguyu hissettim. Harikaydı. Bir kitapta okumuştum ‘’Rüyalar aslında hayal dünyamızın anahtarıdır, fakat o anahtarı hiç kullanmayız. ‘’ gerçekten öyle. Uyuduğunu bildiğin halde o anı yaşamak gerçekle hayal arasında kalmak ve ikisini birden yaşamak tarif edilemez bir duygu hele ki rüyanda konuştuğun kişileri görmek uzağında olduğunu bilmene rağmen onu yanında hissetmek ; bilemesin belki o da seni hissetmiştir. Bu düşünce bile insana yeter. Bence bu insana verilmiş en büyük armağan unutmanın yanında unutamadığın bir rüya. Ve bu gün aptallığın zirvesi ya da doruk noktası düşüncesizliğin sembolü. Kendime söylüyorum asla biriyle konuşurken başka bir iş yapma asla çünkü konuştuğun kişiye saygı önemli sen ona saygı duy ki karşındaki de sana duysun öyle değil mi ? Bitirirken şunu da söylemek isterim dün sinemaya gittim ‘Sümela’nın Şifresi’ bu filme gireceğimi zannetmiyordum ama oldu ve seyredenlere söylüyorum umarım orda ki Temel’in sevgisi gibi bir sevgi bulursunuz, eğer bulursanız onu asla bırakmayın … 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder